Genelde ödül alanların , yada , başarılı insanların hayat öyküleri , çok çalışkan , yaratıcı , iş kolik , mükemmeliyetçi , ileriyi gören , her şeyi bilen , vs. olağan üstü sıfatlarla süslenmiştir. Bu özellikler kişi tarafından ima yollu söylenir yada başkalarına söyletilir . Bizlerde bu insanları Süpermen olarak algılarız.
Aslıda hayatın tamamı bireysel , iş hayatı ise ekiple ,azgın sularda rafting yapmak gibidir. Bizler kontrolümüz dışındaki ortamda sadece dengeyi sağlamaya çalışırız. Burada çizgi roman kahramanlarına yer yoktur. Parkur boyunca düşe kalka ilerler , ıslanır , üşür , yorulur , bitiş çizgisine ulaşmaya çalışırız. Önemli olan düştüğümüzde tekrar kalkma gücü ve cesaretini bulabilmek , hatadan ders almaktır.

İş hayatında her birey giydiği kıyafete göre rolünü oynar. Hiyerarşiye yeni katılan birey parkurda ilerledikçe tecrübe kazanır , eksiklerini görüp giderdiği takdirde en tepeye kadar tırmanabilir. Bu gün profesyonel iş hayatının en tepesinde gördüğümüz CEO lar da hiç şüphesiz bu yollardan geçmişlerdir. Hiç kimse Süpermen değildir.. Bu şans da değildir. Zaman/mekan çakışmasında çabalarınızla o koordinatlarda bulunmaktan ibarettir. Onların başarılarının altında da bireysel yetenekleri yanında kuvvetli bir ekip çalışması yatmaktadır. Bir gün sizde o kıyafeti giyip o rolü oynayabilirsiniz . Yeterki kıyafet üzerinizde sakil durmasın .
2004 yılıydı . 2001 krizinin etkileri halen devam etmekteydi . Arkadaşlarımızla bir toplantıda gelecek yıllarda firmamızı nasıl görmek istediklerini planlar üzerine işlemelerini ve mümkünse bunları etaplara bölmelerini istedik . Çalışmalar tamamlandığında elimizde bir master planımız olmuştu. Önceliğimiz belirlenmiş , ön fizibilite çalışmalarımız tamamlanmıştı.“Gaz beton aktivitemizi dört katına çıkaracaktık”. İnandığımız bu konuyu Yönetim kurulumuza birkaç kez taşıdık. Kriz koşullarının hüküm sürdüğü ortamda bu kararı almak kolay değildi . Çabalarımız , 2006 Temmuz ayında yönetim kurulumuzdan aldığımız onayla mutlu sona ulaştı . Aslında geçen süre bize yaramış bu dönemde “5N1K” soruları cevaplanmıştı . Projeyi, anahtar teslimi kolaycılığından çıkarıp , kontrol amaçlı zaman harcamak yerine , konuya hakim , teknik ve mali , müdür ve şef arkadaşlarımızdan oluşturduğumuz ekibe teslim ettik.
Firmamızda katı hiyerarşik düzen zaten hiç olmamıştı . Ekiptekiler apoletlerini çıkarmış ,herkesin düşünce ve önerisini serbestçe dile getirebileceği , ortam hazırlanmıştı. Ekip, teknik müdür arkadaşımızın başkanlığında toplanmış , iş bölümü yapılmış , yazışma ve projelerin sistematik biçimde takip edilmesi , periyodik toplantılarla iş akışındaki modifikasyonların tartışılarak hızla karara bağlanması sağlanabilmişti.
Sonuçta 2007 Nisanında başladığımız yatırımımız , tamda yeni bir krizin başladığı eylül 2008 de , öngördüğümüz gibi ,yaklaşık 18 ayda tamamlanmıştır . Ufak tefek aksaklıkların giderilmesi ve sürekli optimizasyon çalışmaları ile yatırımımız 2010 mart ayı itibarı ile nihai performansına ulaşmıştır.
Devreye aldıktan sonra iki yıl boyunca , kriz ortamında sanayide kapasite kullanımları düşerken , insanlar işsiz kalırken , firmamız , birinci yıl eski Pazar payını 1 den 2 ye ikinci yıl 2 den 4 e çıkarmayı , çalışan sayısını %50 arttırmayı başarmıştır. Yeni yatırım ile hammadde ve enerji verimlilikleri % 10 – 25 iyileştirmiştir . Bu parametrelerdeki iyileşmeler mali tablolarımıza olumlu yansırken , dört katına çıkan iş hacmimizle , dolaylı istihdama ve vergi payımızın artışı yoluyla topluma yaptığımız katkıların haklı gurunu taşıyoruz .
Harcadığımız para patronumuza ait olmakla birlikte milli servet olduğunu hep göz önünde tuttuk , azami özeni gösterdik . Bizi okutarak bu mevkiye getiren güzel ülkemize borcumuzu bu yolla bir nebze ödemeye çalıştık . Biz bu anlayışla yola çıktık , başarı ve “Çizgi Üstü Performans” ödülü kendiliğinden geldi .
Bunları başarırken çok mu çalıştık ? hayır öncelikle çok istedik ve gereğini yaptık .
İşkolikmiydik ? hayır sistematik çalıştık
Her şeyi bilen miydik ? hayır birden fazla beyinin düşüncelerine itibar ettik
İleriyi görenmiydik ? hayır,anlı- şanlı duayenler gibi bizde göremedik ama
iyi rafting yaptık,azgın sularda boğulmadık,
ve nihayet hiç Süpermenimiz olmadı ..



















